PARK’A DEVAM …

0
1061

Parkı anlatmaya devam …

Eşim o kadar yoğun ve çok çalışan bir adam ki …. Ben gece 22:00 , yaz aylarında bazen 23:00 a kadar oğlumla tek başıma öyle bir parkta (tehlikeli ve her türlü insan , pislik var ) yüzlerce defa saatlerce oyun oynadım.

Akşam saat 20:30 da bile hadi gidelim anne dedi ve o saatte bile gittiğimi bilirim , hatta bir defasında komşum gördü , imalı imalı nereye bu saatte dedi ve döndüm , PARKA dedim çok net !

Kimseye verecek hesabım yok , olmadı ve çocuğum için yaptığım herşeyi sorgusuzca yaptım .

Ne ev temizliği ne ev işleri ASSLAA !!! önceliğim olmadı , evimi ne hallerde bırakıp dışarı çıkarım , görseniz inanamazsınız . 

Ne oldu ?

Oğlumu kurtardım otizm den , şimdi çağırayım yardımcı bir kadın yarın evim tertemiz ama oğlum 1 günde kurtulmadı , kurtulamazdı. 

Sadece yemeğimin olmasına , eşimin kıyafetlerinin temiz ve ütülü olmasına önem verdim o kadar … gerisi teferrruat .Yemeğiniz olsun , mutfağınız , banyonuz temiz olsun bitti .

Sakın ha sakın ev işlerine dalıp çocuğunuzu 2. plana atmayın sevgili anneler .

O işler 1 günde biter ama çocuğunuz emek ister zaman ister,  ilgi ister ve sizi bekler ….

Ne yaz , hava çok sıcak dedim , ne hava soğuk, kötü dedim , ne gündüz , ne de gece dedim…

O çocuğu , imkanım olan her saatte götürdüm parka , hava aldı , her uyumsuz ve oyunbozan olduğu gün birkere daha telkinle eğitim verdim.

***Anlamadı , anlamadı , anlamadı ,anlamadı ,anlamadı …….milyonlarca defa anlamadı , milyonlarca defa ağladı ama en sonunda büyüdü ve anladı …. ***


Eşim ve hatta kimse yoktu yanımda tek başıma uğraştım tek başıma başettim .

Okuldan alırdım , eve veya parka , oradan eğer eşim geç gelecekse annemlere giderdim , 1-2 saat de orada vakit geçirirdik , sonra eşimi işten alır eve dönerdik ve böylece saatlerce evde olmamış olurdu,gece 22:00 a kadar eve girmezdik, değişik şeyler yaparak günü geçirmiş olurdu.

Hiçbirşey yapmasam arabayla etrafta bir tur atar , fırından bir simit -meyve suyu alır müzik açar arabada keyif yapardık ve öyle eve dönerdik ( ki hala da öyleyiz )

Kıyafetimi rahat seçer , ayağıma spor ayakkabımı giyer , oğlumun yedek kıyafet çantasını sırtıma alır(8 yıldır o çantayla yaşıyorum ) çıkardım evden HALA da öyleyim .

Sabır , sabır , sabır hemde ne büyük bir sabır ! Taş olsa parçalanır , kaya olsa çatlardı ama ben ANNEYDİM ,oğlumu  kurtarma ihtimalim(doktorun söylediği : ” kurtarabilirsiniz “) beni kayadan bile güçlü kıldı !

Sizin çocuğunuz  otizmli olabilir ama ben inanıyorum yinede, uğraşırsanız bugünden çok daha iyi yerlere gelebilirsiniz .En azından hayat onunla gitgide daha kolay , yaşanır hale gelir.

Bundan birkaç yıl önce ne yapmaya başladım biliyor musunuz ?( geleneksel ramazan / yaz gezimizdir o bizim ) Aldım oğlumu otobüs,minibüs,vapur , tramvay hepsine binsin hepsini görsün öğrensin diye Ümraniye den taaa Sultanahmet e kadar gittim.

İnanın normal günden daha az çok çok daha az sorun çıkardı bana.Giderken de anlattım , vapura bineceğiz , bileti buradan alıyoruz,tramvaya biniyoruz … vs

Bu çocuklara DEĞİŞİKLİK lazım , değişiklik iyileştiriyor SOSYAL HAYAT lazım , günlük hayatın içine ,tam ortasına sokun çocuklarınızı , başedemem diye korkmayın edersiniz , çekmeyin bu çocukları hayattan bırakın size tip tip baksınlar bana bakmadılar mı?otobüste , vapurda , sokaklarda hele parkta ve mahallede … bana nasıl baktılar , oğluma nasıl baktılar ağız- burun eğerek …

Benim oğluma parkta neler yaparlardı yanında biz olmasaydık (sürekli mızıkçılık yapar , top atmaz , milletin topunu alır kaçar,adamlar basket maçı yaparken illa onların olduğu potada oynamak ister,onların topunu alır ,istediği olmazsa bas bas bağırır ağlar …), bize nasıl baktılar  defalarca ben yaşamadım mı bunları ? O kadar  çok yaşadım ki ama bir daha nerede gördüm  o vapurdaki ,  otobüsteki insanları …

Görsem de banane !

Ben tamamen çocuğumu iyileştirmeye konsantre olmuşum kimse umrumda bile değil .

Sadece parkta dengeyi korudum herzaman !

Kimseye kötü birşey söyletmedim , yapmasına izin vermedim , gerekirse ceza olarak aldım eve getirdim ( ne ağlardı ne ağlardı aman Allahım çocuğum olmasa, çocuk olmasa elimde kalırdı kesin ) .

Ya ben ne kadar bağıran , ne kadar sinirli bir anne oldum çoğu zaman .Evet itiraf ediyorum , öyle polyanna sakinliği yoktu bende .(Nasıl olsun 7 /24 ben ilgileniyorum , tek başımayım,bana yardım eden beni rahatlatacak hiçbirşey ve kimse yok yanımda.)Benim bağırdığımın , kızdığımın binde biri kadar babası yapmamıştır böyle şeyleri …

Başka türlü olmuyor ki , buraya  yazması hikaye gibi …

Hatırlamak bile şuan beni çok etkiliyor …

Bağırıyorsunuz , kızıyorsunuz, hatta deliriyor çıldırıyorsunuz kolay değil YAŞAYAN BİLİR  ama evde oturmak çözüm değil ve hatta daha da kötü – zor .

Park konusunda çok önemli bir tüyo vereyim size.

Ben bu çocuğu tehlikeli olduğunu bildiğim halde  neden bu parka götürmeye devam ediyorum?

Çünkü buradaki çocuklar ” çıtkırıldım , nazik , süs bebeği  ”  tipler değil. Aileler “” ayy kzıma şunu dedi , ayyy oğluma yan baktı “” diyen tipler değil .

Oyun oynarken kendilerinden geçen çocuklar , benim çocuğum birinin eşyasını alıp, vermek istemediğinde ” olsun çocuk onlar ” diyebilen aileler.

Birkere Göztepe parkına götürdüm oğlumu , çocuğun ayağı yanlışlıkla diğerinin bacağına gelmiş, neredeyse kıyamet kopuyordu .

Ben bu parkta oğlum, “” ayakları çıplak bir grup çocuktan kaydıraktan ters kaymayı öğrendi diye sevindim”” , “” kaydırağa merdivenden değil , kaydırağın kendisinden çıkıyor  diye mutlu oldum “” ve bu çocuklar için götürdüm bu parka. Çünkü oradaki çocuklar daha dolu dolu , deli gibi içten oyun oynuyorlar , kafam acıdı , elimi çarptım , bana değdi YOK , sadece oyunun tadını çıkarmak var !


Naz , kapris , şımarıklık yok   ! dolayısıyla benim oğlum böyle bir parkta çok da göze batmadı ,çok büyük sıkıntılar yaşamadım . Sadece basket sahasında çokkk sıkıntı yaşadım .

Topunu paylaşmadı, kimseyi oyununa almadı , oyuna aldığımız çocuklara kaba , kötü davrandı , kızdı , mızıkçılık yaptı , yarım saat ağlar 5 dakika basket atardı .2 saat parkta basket sahasında vakit geçirirdik net 1.5 saat ağlamayla , telkinle , onu ikna etmeyle geçerdi yarım saat doğru düzgün oyun oynayamazdık , neredeyse .

Hala da yapıyor  ara ara 🙁

***Birazönce (13.03.2018) okula gitmek için hazırlanıyor , bugünde basket kursu var ,”” anne ben başkan oldum biliyor musun “”dedi , öğretmeni onu başkan yapmış .Neden? dedim(özellikle , duymak için )  diğer çocuklar basket atamıyor ki birtek ben atıyorum dedi. Diğer çocuklar 10 tane ancak atıyor bizimki 90 tane filan atıyor muş .***

Bakın o ağlamalar , o milyonlarca defa telkinler , o çıldırır şekilde bağırmalarım , o uyumsuz çocuk , o topunu kimseye vermeyen çocuk , huysuz , gıcık , paylaşmayı bilmeyen , oyun kurallarına uymayan , senelerce basket atamayan ve atamadıkça saatlerce bizi delirten,krizlere sokan  çocuk … bunların hepsi benim oğlumdu……

Sevgi EMEKTİR sevgili anneler ….

Sadece EMEK verdik , karşılıksız ve koşulsuz SEVDİK oğlumuzu o kadar !!!

İnandık ve başardık !

Sizde başarabilirsiniz

Sevgilerimle 🙂


NOT: Sizin çocuğunuz  futbol oynasın , yüzmeye gitsin neyi seviyorsa onu yapsın …

Eğer bizimki gibi 1.5 -2 yaştan ele alırsanız sizin en iyi yaptığınız spor neyse onu öğretin ve beraber oynayın.Beraber oynayabilmeniz açısından sizin sevdiğiniz / bildiğiniz sporu öğretin diyorum.Onun 1. ve onu asla yalnız bırakmayacak tek arkadaşı siz olmalısınız ya , o yüzden sizin keyifle  yaptığınız bir hobiyi , sporu ona öğretin .

Büyükse eğer ,kendisi ne istiyorsa onu oynasın. Bizimki tamamen babadan kaynaklı basket oldu , tesadüfen yani .

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here