Merhaba Sevgili Anneler
Bu yazıda size nasıl bir hata yaptığımı , ne kadar büyük bir hata yaptığımı anlatacağım .
Önceden demiştim , hiç hata yapmadım , öyle bir lüksüm yok diye … Evet şuana kadar hiç hata yapmamıştım ama şimdi yapıyorum işte . Neyseki ben oğlumdan daha çok zarar gördüm. O da zarar gördü tamam ama ben daha çok … Bu da tek tesellim ….
Evet hedefe ulaştık , yaşının çocuğu haline getirdik , yaşıtlarıyla aynı seviyeye geldi ve 1. sınıf başladı .Önce 3 gün oryantasyon ardından başlangıç …
Okulun ilk günü eşimi ZORLA , neredeyse kavga ede ede getirdim okula , işe geç kalıcam , gitmem lazım , çok iş var ….
Ya 1 kere birşey istedim senden ( iyiki bugüne kadar hiçbir süreçte o olmamış yanımızda her dakika kavga ederdik kesin , ne kıymetli işi var … ) çocuğunun hayatındaki ilk okul günü yarım saat yanında ol ne olur sanki …
Neyse geldi , içeri bile girmedi ve birde kapıda onların fotoğrafını çektim sonrada gitti. Benim oğlumla fotoğrafım yok o güne ait . Yanında olan benim zorla gelen babası ama fotoğrafa bakarsan anne yok baba yanında …. Nasıl adaletsizlik bu ya … sinir oldum .
Öğretmeni 50 yaşından büyük , devlette öğretmenlik yapmış sessiz sakin bir kadın .Ama o kadar sessiz , o kadar pasif ki … Neyse çocukları eğitsin de .
Veliler , yani anneler ….. nasıl anlatsam nereden başlasam …..
Şöyle söyleyeyim , sanki hepsi ordinaryüs profesör ! Bilmişlikte üstlerine tanımıyorum yani.
HER KONUDA , HERŞEYDE , HER ZAMAN , HER , HER ….. HEP bişeyler söylüyorlar
Allahım bu annelerle bir ordu erkek gelse başedemez.
Ne yapacağımı şaşırdım , işim var bu yıl dedim içimden o kadar.
Hemen belirteyim özellikle birkaç tane anne böyleydi hepsi değil ama bazen diğerleri de o birkaçtaneye uyuyordu. 3-5 kişiyi tenzi ederek söylüyorum ama kalanlar milli felaket ! O kadar yani .(Ne yapıyorlar diyeceksiniz , eğitime , okula , öğretmene sürekli müdahele ettiler .Bana göre öğretmenin işine karışılmaz.Çocuğunu emanet edersin okula önemli bir durum olursa öğretmen çağırır zaten .)
Hemen bir whatsapp grubu kuruldu ve hemen başladı mesajlar .Her gün en az 350 mesaj , hiç abartmıyorum .Senin oğlan benim kızı itmiş , yok seninki benimkine vurmuş , yok o tırmalamış , öbürü oyununa almamış …..
Şimdi ben , oğlumu bu velilerin gazabından korumalıyım , bu çocukların arasında , farkı ortaya çıkmasın diye uğraşmalıyım . Farklıyız biz ! bir okul bulduk ama bu fark anlaşılırsa hemen şikayet ederler ve oğlumu attırırlar okuldan , başka bir çocuğa yaptılar çünkü .Evet evet bir çocuğu 4 günde attırdılar okuldan , şaka gibiler !
Müdür yardımcısı diyorki ” benim her sınıfa engelli kategorisinde 1 çocuk alma hakkım varken, ben sadece hiperaktif bir çocuk aldım , yasalar böyle ” diyor , yok efendim onu da kabul etmiyorlar.Çocuğun annesinin ne anneliği kaldı , ne çocuğuna eğitim verememişliği kaldı , ne biçim çocuk ne biçim aile diye diye diye 4 günde gönderdiler çocuğu okuldan !(Atipik bozukluğun en kötü tarafı , sınırda olan çocuklar çok zor , diğer çocukların arasında onları eğitmek hele ki kimse farketmesin diye uğraşmak … Bittim vallahi ömrümden ömür gitti , laf olsun diye demiyorum ,ömrüm 10 yıl kısalmıştır kesin )
İnanamadım . Allahım bana yardım et !
Bizimkinin davranışları ele veriyor kendini zaten , birinin çocuğuna birşey yapsa …
Düşünmesi bile korkunç !
Kahvaltılar organize edildi , eşli yemekler , eşsiz yemekler , okulda buluşmalar …. neler neler
Tamam benim için iyi oldu , farklı insanları gördüm , organizasyonlara keyifle katıldım yalan yok , hoşuma gitmeyen birkaç kişiydi zaten onları da pek dikkate almadım , çalışmadığım için whatsapp mesajları rahatsız etmiyordu , okuyup geçiyordum filan ama her gün tetikteydim.
Oğluma 2 yıl içinde verebileceğim nasihatleri 3 ayda verdim .
Günde kaç defa tembih ediyordum arkadaşlarına …… yapma , vurma , itme , düzgün konuş , düzgün davran …… herşey , aklınıza ne gelirse nasihat ediyordum .
Gelelim ödeve …
Akşamları ödev yapmak ….
Nasıl anlatsam , nereden başlasam bilmem ki …
Tahammülüm kalmamış , sinirlerim o kadar yıpranmış ve sabrım öyle tükenmiş ki yapamadığı herşey beni çok sinirlendiriyordu. Yapamıyordu , yazamıyordu , kalem bile tutamıyordu …
Öğretmeninden kalem tutamıyor diye geri dönüşler başladı .Gittim kırtasiyeye her türlü kalem aldım , ama olmuyor .
Babamı çağırdım ( benim babam emekli fizik öğretmeni ) gel baba yardım et ben ödev yaptıramıyorum dedim , 2 – 3 gün geldi o da yaptıramadı.
Okuldan geliyor , ya telefonu alıyor eline ya tv seyrediyor . Oğlum hadi ödeve , yok , hadi oğlum kalk oğlum ile saat 21:00 i buluyoruz.Oturuyor masaya bir bakıyorum öğretmeninin söylediği hiçbirşeyi anlamamış ! Defterine bakıyorum neredeyse boş !
Eşimi de işyeri , bu yıl MBA yapması için iş çıkışı Altunizade de bir üniversiteye gönderdi. Zaten adam mesaiden eve gelmiyordu şimdi de haftada 2 gün oraya gidiyor diye geç geliyor .Bu defa da 2 gün erken çıkıyor (MBA için ) ve işlerini halledemiyor diye diğer 3 gün mesaiye kalmak zorunda kalıyor … Adam 5 gün gece 22:00 ve sonrasında eve gelir oldu. Haha bu yıl da , yine , herzamanki gibi eşim yok ! Gerek yok zaten , biz zaten onsuz yaşıyoruz…
Hatta çıkışta üniversiteye gittiğinde bazen ders erken bitiyor ve 21:30 da geliyor biz çok mutlu oluyoruz . Ne haldeyiz düşünsenize 21:30 a göbek atıyoruz resmen.
Neyse baktım olmadı. Düşün düşün düşün …. Kreşte bir öğretmen vardı . Bayan , ciddi, ama tatlı bir kızdı , oğlum ondan çekinir ama onu severdi hissederdim. O öğretmeni buldum .Aradım, rica ettim özel derse başlattım . ( farkındalığım oluşmaya başladı artık yavaş yavaş !!! )
*** Bir sorun ile karşılaştığımda acil çözmeye çalıştım , çözemiyorsam hiçççç vakit kaybetmeden başka çözüm yolları aradım .Ayrıca oğlumu o kadar iyi anlamış ve öyle insan sarrafı olmuşum ki artık öğretmeni şaşırdı evet benden çekinir ama dikkate alır , nasıl anladınız dedi (çünkü sınıf öğretmeni değildi ve ben okulda ne yaptıklarını,sınıf içinde olan şeyi nereden bileyim.Görmüşüm birşeyi yakalamışım işte.) E artık psikolog oldum çıktım ne yapayım .
Çocuğunuzu çok iyi takip edin , çok dikkatli takip edin ve nokta atışları yapmaya çalışın . Hata kabul etmez . İnsan yetiştiriyorsunuz , ne kadar az hata o kadar iyi sonuç ! ***
Özel derse gittik ama öyle zor oluyordu ki … Çocuk 17:00 de eve geliyor , yorgun , aç , bir sürü yol gidip öğretmene götürüyorum (ümraniyenin arka mahalleleri , kış , karanlık sokaklar,arabada kadın başıma otururdum 2 saat beklerdim ). Su kaynattı tabiki , Metin bey e yaptığı gibi , gitmeyeceğim ler başladı. Zorla götürdüm .Bu sefer saati geç oldu , kızın evine götürdüğüm için geç gidince olmadı , ailesi var , kalabalıklar … 5 ders sürdü sürmedi bitti.
Offff bu da olmadı başka bir yol bulmalıyım.
Dedim ki ; ” çalışmıyorsun, evdesin , sakin ol , otur uğraş çocuğunla ” dedim kendi kendime ve çıktım yola.
Bağırış çağırış , tehdit , ödül , ceza Allah ne verdiyse her yolu deneyerek uğraşıyordum .Bütün mahalle bizi dinliyordu :(:(:( Bizi dinleyen başka çocuklar varsa onlarda öğrendi kesin okuma-yazmayı 🙂
Hatamı anlıyorum :
29 Ekim cumaya geldi ve 3 gün tatil oldu. Öğretmeni de dayamış ödevi .
Başladık ödeve . Soruyorum cevap yok , anlatıyorum çocuk okulda görmemiş belli çünkü bön bön bakıyor bana . Deftere baktım ödev verdiği konuyla alakalı hiçbirşey yok !!!
HIIIIIIIII !!! İşte şimdi anladım !!
Öğretmeninin foyasını buldum !!!
Kadın ne bu veliler ile ne de zamane çocukları ile başedebilecek bir insan ASLA değil . Diğer velilerin tabiriyle “” çok naif çok naif “” ay varya sinir oluyorum hatırladıkça .Eski zaman öğretmeni.(Dikkat edin kötü demiyorum , kötü diyemem saygısızlık etmek istemiyorum ama zamane çocukları ile yapamaz, anlaşılıyor.)
Yani çocuklar ile başedemiyor , derste bunları zaptedemiyor ki ders anlatsın , gönderiyor eve , önce biz anlatıyoruz , kendisi okulda tekrar ettiriyor !!!
İŞTE HATAM ! Yanlış okul yanlış öğretmen !
Sabah 4 e kadar ne yaparım diye düşündüm.Öyle dikkatli ve seçerek konuşmalıyım ki …Öğretmen bana ve oğluma ters gitmemeli ve sorunu da anlamalıyım.Ne desem diye sabaha kadar düşündüm.
Ertesi gün aradım öğretmenini ,
-” Hülya hanım …… e anlatıyorum anlamıyor , belli ki dersi dinlememiş dedim , baktım defterinde de birşey göremedim , bir sıkıntı varsa bana söyleyin lütfen , bizimki yazmıyor mu sizin tahtaya yazdıklarınızı ” dedim.
Küçücük 6 yaşında bir çocuğa çamur atamadı yazmıyor diye “” yok ben akıllı tahtada anlatıyorum “” diye kıvırdı .İlkokul 1.sınıf öğrencisi tahtaya bakarak aklında mı tutacak öğretmeninin anlattıklarını , yalan ! Yazması lazım çocukların herşeyi.
Ses tonundan ,konuşma tarzından HEMEN anladım !
Dedimkiiii bu kadın derste anlatmamış , bizim ord.prof. annelere , çok bilmiş annelere ,”” alın bunları öğretin çocuklarınıza , gönderin okula bende alıştırma yaptırayım “” demiş resmen.
Kadın benim onu anladığımı anladı ama o da oğlumu anladı ! offf sıkıştım kaldım .
Fakat bende sesimi çıkaramıyorum çünkü o da benim oğlumda bir sıkıntı olduğunu anladı ama ne olduğunu bilmiyor ! Sadece , birşey var ama ne ? durumunda .(oğlumu çözemedi , o kadar ilgilendim ki sıkıntının adını koyamadan oğluma bitittirdim bu yılı.)
Pazartesi koşa koşa evimin yanındaki , o dini eğitim veriyor dediğim okula gittim (2 kasım ! Daha 1 ayda öğretmeni anladım ve olayı çözdüm ama birşey yapamıyorum ). Neredeyse yalvardım müdüre ama yok alamam kontenjanım dolu diyor adam.
Erkek öğretmen istiyorum dedim varmış orda erkek öğretmen .
Ahhhhh aptal kafam ahhhhh !!!!
Eveeeet , iş yok zaten , arasam da bulamıyorum . 1 yıl da dinlenmişim (geçen sene biraz rahat geçti ya ) , bu yıl da anneler ile sohbet , kahvaltı … derken iyiyim, fena değilim , hadi bakalım sıva kolları , okuma yazma öğretiyorsun şimdi de oğluna dedim ve görevi ben devraldım !
SANKİ OĞLUM HİÇÇÇ OKULA GİTMİYORMUŞCASINA HERGÜN SAATLERCE UĞRAŞTIM !!!
Bağır , çağır ,iyi , keyifli , ödül, ceza …. oğlumla beraber mahalle öğrendi okuma yazmayı … Sinirlerime hakim olmakta çok zorlandım çok , olamadım çoğu zaman hatta ve çocuk ödev yapmaktan nefret etti resmen.Kalem tutmayı neredeyse 1 ayda öğrettiğim oğluma okuma-yazma ve üstüne üstlük el yazısı ve ses sistemi ile okuma yazma öğrettim. (Şuan hala aklım başımda ya , delirmedim ya, ÇOK ŞÜKÜR ALLAH ‘A )
Eşim dönüp 1 kere ne haftaiçi ne haftasonu ilgilenmedi bile !!! Hep ben hep ben !!!
Ama öğrettim .Evet oğluma okuma yazmayı , kalem tutmayı öğrettim sonunda ….
Bir hata yaptım , bunu ben yaptım . O okuldan çıkarken içimden bir ses burası demişti ama sırf dini eğitim almasın diye istemedim , şimdi ben çekiyorum bunun sonucunu . Ne başkası, ne babam, ne öğretmeni kimse başedemedi ve birtek ben öğretebildim , yine ben ele aldım oğlumla ilgili herşeyi .
Buda benim cezamdı bence. 1 sene , 1 yıl daha uğraşacaksın başka çaren yok dedim.
Bu yıl Metin bey yok hayatımızda. Eee hedefe ulaştık ya , başladı okula, tamam herşey bitti !!!(Ahhh nasıl yanılmışım nasıl … )
Buarada öğretmeni beni ara ara yokluyor . Bizimki öğretmenini kesinlikle dikkate almıyor , kadın otorite kuramadı çocuğumun üstünde .
Derste başedememiş “” şunu yap sana çikolata vericem demiş bizimki – ben çikolata sevmem ki diye cevap vermiş.””
Ben oğlumu anladım artık ona söz geçirebilmek için tatlı ama sert olmak gerekiyor . Etrafını sarmalısınız ve kesinlikle açık vermemelisiniz , eğer o , çemberin biryerinde açıklık bulursa oradan çıkmaya çalışıyor , o açığı gittikçe büyütüyor ve artık sizi ciddiye almıyor !!! Ama sert olurken sevimsiz ve sevgisiz de olmamak lazım .Çok uğraştırıyor çoookkk . İşte öğretmenini anlamış , çözmüş ,pasif kaldı yetemedi çocuklara , kadın artık başedemiyor ve daha okul açılalı 1.5 ay filan oldu .
Ne yapacağımı şaşırdım.Olmuyor olmuyor , ne yapsam olmuyor , bir taraf düzeliyor öbür taraf bozuluyor ne yapsam , ne yapmam lazım , ne ne ne ne ……
Buldum ! Spor !
Spor demek disiplin demek .
Spor demek bedenini kontrol etmeyi öğrenmek demek (otokontrol )
Spor demek topluluk karşısında birşey yapmak , yeri geldiğinde alkışlanmak ve bunun gururunu yaşamak demek …
Belediyenin havuzu var bizim burada bende gittim zamanında biliyorum , oraya yazdırdım haftasonları .3-5 defa gitti sonra yine arıza çıkardı 2 aylık bir yüzme kursuydu zaten , su rahatlatır dedim,yüzme öğrensin dedim , reddetti , o kadar sinir etti ki her gidişimizde, yeter dedik bıraktık .
Başka ???? Bir çözüm bulmalıyım , başka , başka , başka ama ne ????
Buldum basket kursu ! Heeyyyy işte bu !!!
Araştırdım .
Hido basket okulu bizim eve yakındı.
Gittim bir gün ,orada bir koç vardı , başladım konuşmaya.
Çocuğumun özel durumu var dedim , yaşadıklarımızı anlattım.
Buraya gelebilmesi için sizi sevmesi lazım , onun kalbini kazanırsanız su gibi akar gider ama sizi sevmezse 1 atış yaptıramazsınız dedim. (Çocuğunuz bir yola yeni çıktığında o yoldaki bütün taşları önce siz temizleyin ki tökezlemesinler. Ben bunu son 3 yıldır her yeni ortam ve öğretmende yaptım , yapıyorum.Oğlumu anlatıyorum ,ihtiyaçlarını , huylarını vb.. herşeyi önceden söylüyorum. Bu öğretmenleri açısından çok faydalı oluyor. Aksi halde çocuğu yanlış değerlendirirler ve gereken ilgiyi – eğitimi vermezler. )
Sizi baba gibi mi , abi gibi mi , arkadaş gibi mi ne olarak görür , kimin yerine koyar bilmiyorum ama onun ruhuna işlemeniz lazım dedim .
Adamla öyle bir konuşuyorum ki …. Sanki basket kursu değil de resmi makam işi yaptıracağım 🙂
Önce 4 ders özel ders aldırdım .
Aklımı seveyim :):)
Oğlum öyle sevdi ki öğretmenini …. saat 15:30 da ders , sabah 9 da başladı” anne ne zaman basket dersine gideceğiz” demeye .
Harika 4 derstsen sonra haftasonu kursu ve takım dersleri başladı.
Birde ne göreyim koçlar başka .Özel ders aldığımız koç 2-3 yaş büyükleri çalıştırıyor bizim yaşımızı başka koçlar çalıştırıyor.
Basketi seviyor ve atabiliyor diye gitti birkaç kez . Allahım şaka mı bu , yine başladı gitmeyeceğim demeye.
***İçi dolu bir tır ı ittirsem tek başıma belki bir tık hareket ettiririm ama kendi oğlumu ittirmekle , destek vermekle ben tükendim ama o kıpırdamıyor arkadaş .Yaşadıklarımı ancak böyle tarif edebiliyorum , anlayın artık ne durumdayım ***
Hadi oğlum , süpersin oğlum , öğretmenlerin seni çok seviyor , harika basket atıyorsun oğlum diye diye diye tam 3 ay uğraştık .Her haftasonu ve her gün (hem c.tesi hem pazar ) geç kaldık , zorla , bazen ağlaya ağlaya götürdük.Eşimle beraber 15 saniyede kıyafet değiştirir atardık sahanın ortasına , her seferinde koç gelir özel alırdı bizimkini , sıraya götürürdü .
Ama olmadı .Yine pes ettik çünkü paramızla rezil olmaktı bu resmen.
Çocuk istemiyor , öbür öğretmen diyor başka birşey demiyor , gittim konuştum adamla , resmen dersleri değiştirin dedim ya şaka gibi , ben yetiştirdim bu grubu değiştiremem dedi.
Ne yapalım 4 ayın sonunda basket maceramız da bitti … :(:(
O kadar zor ki bu çocuklara eğitim vermek.
Gerçi bizimki karakter olarak da zor bir karakter. Akrep burcu , anne malum pes etmez , kimsenin boyunduruğuna girmez , dedeler , babası … herkesten bir huy almış ve böyle dirençli , zor bir çocuk olmuş.
Yani onlara neyin iyi geleceğini biliyorsunuz , imkanınız da var yapıyorsunuz ama çocuk kapıyı kapatınca herşey elinizde kalıyor , kafanızda patlıyor resmen , dimi ? Benimde öyle oldu işte.
Hadi yüzmeyi geçtim adam basketi reddetti ya ötesi var mı ?
Hatta kaç kere kurstan çıktık gel baba parka gidelim basket oynayalım dedi gitti babasıyla parkta basket oynadılar ( şaka gibi ya ! )ama kursa gelince yok , öğretmenleri sevmedi ve reddetti , bitti , kabul ettiremedik .
Devam edecek ….
NOT : Size canımı çok acıtan , içimdeki o müthiş öfke ve kinimin sebebini anlatmak istiyorum.
Beyoğlunda Galatasaray lisesi vardır bilenler bilir orası ilkokul 1.sınıfta kura ile öğrenci alır.Ben de oğlum için şansımı denedim (yazın başında daha okul aramadan önce), o kuraya yazdırdım ismini cevap bekliyorum.
Birgün eşimin anne ve babasıyla oturuyoruz eşim yok ,(o maça gitti )ben kuraya katıldığımızı söyleyince kayınpeder ” ….. i almazlar ki o okula ” dedi.Öyle lakayt bir tavırla öyle alaycı bir tavırla söyledi ki …Okul kura ile alıyor başka birşey istemiyor ama öz dedesi oğlumu oraya öyle bir layık görmüyor ki…
Ben beynimden vurulmuşa döndüm. Neden almasınlar ? Benim oğlum gerizekalı değil çok şükür ,herhangi bir özrü,engeli ….vb birşeyi yok,raporu da yok.Bu lafı neden neye istinaden söyledi bilmiyorum.
Ayrıca ne biliyorsunuz ki oğlum hakkında ? Oğlumun özel durumunu biliyorlar mı bilmiyorum ki. Oğlumun durumunu bilmiyorsa bu lafı neye istinaden söyledi , biliyorsa bu nasıl dedelik 1 kere merak edip ilgilenmez mi insan . ( İşte bildiklerini ve ilgilenmediklerini burdan , o gün anladım )
Şuana kadar , bugüne kadar (ekim 2018 ) ben kimseden bu konuda hiçbirşey duymadım. Hani bilmiyordunuz , neden bilmiyor numarası yapıyorsunuz ? Ben kocamdan birşey istemiyor ve beklemiyorum sizden mi isteyeceğim ? Bundan mı korktunuz ? Peki bu çocuk sizin torununuz değil mi ? Sizin ilk ve ilk erkek torununuz değil mi ? Benim oğlum devam ettirmeyecek mi sizin soyunuzu ? İnsan bunu nasıl söyler ya , nasıl içi alır da bu lafı söyler ? Raporlu bile olsa insan demez mi ” ben inanıyorum geçecek bugünler hiçbirşeyi kalmayacak torunumun ” der. İnsan bunu söyler ,insan … insan olan …
Hey sen , kayınpeder , bu lafı yedireceğim sana !!!
O günden beri içimde bir volkan yanıyor resmen .
Hayatımın burada hiç bahsetmediğim tarafından küçük bir kesitti bu. İçimi çok acıtan , beni kin ve nefret denizine atan bir cümle .Geçmeyecek kinim .Oğlum büyüyüp adam olduğunda benim torunum diyeceksin ama değil mi ? Dedirtmeyeceğim sana bu lafı . O benim oğlum senin torunun değil , hiç olmadı , olmayacak ….




