Merhaba Sevgili Anneler ,
Devam etmeden önce birşey söylemek istiyorum.Bazı cümlelerim anneler dışında okuyan kişilere sert gelebilir. Nasıl anlatılır bilmiyorum ama annelik , anne olmak tarif edilemez , çok güçlü bir duygu.Dünyanın en güçlü insanı oluyorsunuz çocuğunuza bir zarar geleceği anda.Öyle yoğun , öyle kuvvetli bir his ki bu … Tabiki tüm anneler için evlatları çok özel ama evladı ile birde evladının sağlığı ile imtihan edilen anneler için bambaşka.
Oğlum benim en hassas , en zayıf tarafım.Bazen sadece onun adının söylenmesi bile ağlatıyor beni.Ben bir çocuk büyütmedim , nakış gibi işledim onu ,tek tek , ilmik ilmik .Kendi hayatımı ve hayata dair birçok şeyi hiçe sayarak , bırakarak .O yüzden ona birşey söylendiğinde , birisi ona birşey yapsa (tabiki haksız yere,kayınpeder örneği gibi )dünyanın en güçlü ve kızgın insanı olabiliyorum o anda.Elimde değil. Kırmızı çizgim o benim,kimse geçmesin o çizgiyi istiyorum.
Kızmayın bana olur mu ? Ben tüm samimiyetimle yazıyorum , ne yaşadıysam ne hissettiysem saklamıyorum .
Devam ediyorum :
Yıl 2016 buarada
Bütün bunların yanında doğa gezilerimiz devam ediyor tabi tüm hızıyla.Yuvacık zaten hepimizin nefes aldığı , rahatladığı bir yer . Bir gün değişiklik olsun diye Bolu ya gidelim dedik. Kar vardı , heryer bembeyazdı , keyifli bir 2 gündü ama şunu farkettim ; çocuğu al , arka koltuğa oturt 3 saat yol git , gittiğin yerde ne bir çocuk ne yaşıtı, kimse yok , yine anne -baba …. Bu çocuğa zannettiğimiz kadar iyi gelmiyor !!!
Farkındalığım gitgide artıyor ve bu önemli bir detay.
Çocuğa çocuk lazım.
Çocuğa lünapark / park / oyun-oyuncak / top … lazım
Çocuğa kalabalık / insan lazım
Eşime dedim ki ;Çocuk arabanın arka koltuğunda saatlerce tek başına oturuyor .Biraz nefes almak istiyoruz,onunla özel ilgilenemiyoruz , extra birşey istese oğlum bir dur lütfen diyoruz … Değil Bolu nereye gidersen git bu çocuk böyle mutlu olmaz , ihtiyacı olan şey bu değil bu bizim ihtiyacımız ….
Buna dikkat etmenizi öneririm. Kimse olmadan sadece 3 ümüz biryere gidince hiçbir faydası olmuyor bunu anladım . Siz de eğer böyle yapıyorsanız yorulmayın onun yerine alın parka götürün daha iyi , daha makbul .
2.Dönem:
2.dönem biraz daha rahattım.Hem beraber ödev yapmaya alıştık ,kötü de olsa bir düzenimiz oldu , hemde okuma-yazmayı , kalem tutmayı öğrendi.
Hem veliler ile biraz daha kaynaştık ve o ilk zamanlardaki sinir oluşlarım azaldı , hemde çok şükür oğlumla ilgili önemli , kaydadeğer bir şikayet gelmedi kimseden (çok uğraştım ama inanılmaz uğraştım ).
Sıra bana geldiiii 🙂
Kendimi düşünmek zorundayım , ayağa kalkmak güçlü olmak zorundayım.Ben ne kadar sağlam ve ayakta olursam oğluma da o kadar faydam olur . Bunu çok iyi anladım.
Önceleri vicdan yapıyordum , çalışmak istemek bile oğluma ihanet gibi geliyordu ama anladım ki bana iyi gelecek herşey ona da iyi gelir . Gerçekten bir bütün olduk , gerçekten et ile tırnak gibiyiz oğlumla , onunla nefes alıyorum , onun sayesinde yaşıyorum …
Dedim ki iş bulabilmek için iyi bir ingilizce lazım , bir kursa gideyim de bende buarada ingilizcemi geliştireyim dedim ve B.Üniversitesinin kursuna başladım şubatta .
Bir taraftan da belediyenin spor salonunda platese başladım haftada 2 gün . Yani 4 günüm doldu ve süper oldu benim için .Bir taraftan spor yapıp rahatlamaya çalışıyordum diğer taraftan iş bulabilmek ümidiyle çok doğru bir adım attığımı düşünüyordum .
İngilizce kursum …
Harikaydı !
Çok keyifli bir kurstu . Bana çok iyi geldi .
Hatta keşke çooo..ok uzun sürseydi ….Birbirinden harika 5 kişi ile tanıştım .Sınıf mevcudu 5 idi :):):) şaka değil 5 umutlu ev hanımı :):) Birde hocamız vardı.O zaten muhteşemdi ! O kadar keyifli bir kurstu ki 3 yıl sürse 3 yıl hergün giderdim.
Öyle mutlu öyle motiveyimki …
2 -2.5 ay süren kursun sonunda elimde şimdi birde ingilizce sertifikam var , dur bakalım işe yarar mı ?
***Pes etmek yok , görün bakın neler olacak ***
M….ta kasiyerliğe müracaat etmiştim .Öyle iş arıyorum ki , hani iş beğenmiyorlar diyorlar ya bazıları , ben bunu da yapmadım , kasiyer olurum ne var bunda dedim , mülakata girdim , insan kaynakları baktı cv ‘ me ben sizi buraya alamam çalışamazsınız burada dedi.
Ya ben bilerek geldim , çalışırım dedim ama …. nafile
Almadılar beni işe .Tabi birsürü bekar insan varken benimle mi uğraşacaklar …
Ne yapacağımı şaşırdım artık . Nereye müracaat etsem kimse aramıyor bile , eşim umursamıyor , yaşım geçiyor , oğlum büyüyor , ben hala işsizim ….. :(:(:(:(çok üzülüyorum çooookkkk.
Ablam ilçe milli eğitime müracaat et ücretli öğretmenlik yaparsın dedi ,ona da müracaat ettim bakalım ne olacak … Nisan ayı gelmiş kim işe alır ki bu saatten sonra yıl bitiyor . Belki seneye diye bir ümit .
1.sınıf bitti ÇOK ŞÜKÜR !
Karne günü geldi çattı . Ben okula gideceğim eşim bunu biliyor .Yoldayım, trafik de var , biraz geciktim .Eşim arıyor ” nerdesin , ben okula geldim ! “
Ne ? ne okulu ? niye ?
Ay uzatmıyayım okulun ilk günü, çocuğunun hayatındaki İLK OKUL GÜNÜ ZORLA!!!!!! okula getirttiğim adam bugün karne saatinden yarım saat önce okula gitmiş .
Neden ? Çünkü eşli toplantılardan birinde oğlunun sınıf arkadaşlarından birinin annesi dikkatini çekti, bugünde gitti rahat rahat onu kesti ben yokken !!!Kadın evli ve çocuğu var ya ,üstelik oğlunun arkadaşı ,kadın da benim arkadaşım.
Ben ne dertlerdeyim ,o ne dertte, sanki istesem ben …… İnsanı kötü kötü konuşturacak .Bir konuşabilsem ….neyse !
Bu yaz birde yan apartmandaki komşunun kızları ile ilgili bir durum oldu .
Eeee artık
Birgün dedimki eşime “” 15 yıldır benimlesin , hep aynı insan , aynı yüz .Sıkılmış olabilirsin çok normal , bıkmış olabilirsin”” dedimmm ! ( beni nasıl güzel dinledi görseniz ) ve devam ettim:
“”Ama unutma bende 15 yıldır seninle , bende 15 yıldır aynı insanla beraberim”” !dedim ve o anda surat ifadesi nasıl değişti … anlatamam.
E yeter ya ! Sanki ben sıkılmadım , bıkmadım hala aşığım .
Sanki ben ……. neyse
Birtek o mu sıkılıyor birtek o mu değişiklik,heyecan istiyor hayatında ?
Ben tüm yaptıklarına , HERŞEYE RAĞMEN bu kadar sadık olurken ona ne oluyor .
Hele birde ben evladımın derdindeyken,onun canımı acıtmak için bunları yapması …
Topladım çantamı birgün gidiyordum ,nereye ,kiminle …bilmiyorum. Gidecektim hakikaten, ” oğlunu da sana bırakıyorum çekil gidiyorum , yeter bittim ben dedim”. Yalvardı, zor tuttu beni ve bu olay ona yetti.
Bir gün yine tartıştık ve ; ” dilerim bana yaşattığın şeylerin en az aynısını o 2 kız kardeşin de yaşar ve sende abi olarak bunları görürsün ” dedim.
Yetti artık ya !
O oldu , bitti .Bunlardan sonra bugüne kadar hiç sıkıntı yaşamadım.Adam canımı acıtmaya çalışıyor , üzerime oynuyor resmen.Yoksa ya devam ederdi yapmaya ya da zaten ipleri koparır giderdi.
Ama o , düzeldi !!!
Lütfen bayanlar sesinizi çıkarın sizde. Korkmayın , çekinmeyin .Ki ben çalışmıyorum birde.
Mecburum ona görünüşte .Benim ona olan mecburiyetim oğlumdan dolayı .Aile hayatı , anne-baba birlikteliği, sağlıklı bir aile hayatı , düzenli bir yaşam lazım bu çocuklara(doktorlar bizi birlikte görüyor,yetmiyor, aileler ile “anne ve baba tarafı ile”ne sıklıkta görüştüğümüzü soruyorlar) , yoksa gider 1000 liraya bile olsa çalışırım bakarım oğluma ama çocuk sıkıntılı , olmuyor işte.
Ama hayat böyle gitmez gitmiyor da . O yüzden adına özgüven mi dersiniz kafa tutmak mı dersiniz bilmiyorum ama söyleyin benim söylediklerimin aynısını. Çok güzel oluyor :):):) (dilerim bunları söylemenizi gerektirecek bir durumla hiççç karşılaşmazsınız )
Daha çok şey yazılır da…
Geçiyorum
Buarada mayısta gidip evimin ordaki okulla konuştum. O dini eğitim veren,o istemediğim okula ve erkek öğretmene yazdırdım oğlumu 2.sınıf için.İçimden bir ses burası demişti daha önce hatırlarsanız ama ben kaydetmemiştim .
Şimdiki okul ise kapanıyormuş ….
İnanılır gibi değil , can çekişen bir okula kaydettirmişim çocuğu sırf dini eğitim yüzünden . O kadar zor ve kötü bir eğitim yılıydı ki anlatamam… Birde üstüne eşimin bu yaptığı …
Hata yaptım ve bunun bedelini en çok ben ödedim , en çok ben zarar gördüm .
2016 yaz
Ramazan ayında her yıl olduğu gibi hem ben yemeğe misafir çağırdım hemde biz birkaç yere gittik.En çok oğlum için yapıyorum bunu .
-Ramazanın atmosferini yaşasın
-Evine misafir gelmesinin ne demek olduğunu görsün
-Sofra görsün çocuk
-Her yaştan insanla etkileşim halinde olsun
….. gibi sosyal hayata dair fikri olsun , yaşasın diye ramazanı baya aktif geçirdik. Son hafta yine aldım onu, bir ramazan / yaz klasiğimiz olan minibüs – otobüs – vapur – tramvay hepsine bindirerek Sultanahmet e kadar götürdüm.
Herşey onun için . Sizde yapın bence .
Ramazanın bitmesine 3-4 gün kala Erikli ye gittik.Eşime dedim : çocuğu denize girebilmesi için ağustos a kadar bekletmeyelim gidip kalalım 2 gün, biz de belimize kadar suya gireriz dedim, sağolsun kabul etti. Orada çok güzel kiralık evler var , tavsiye ederim.Kaçıp biraz nefes almak isterseniz bir deneyin.
Oğlum yine çok mutlu oldu. Harika 2 gün geçirdi , yüzdü eğlendi.
Bu yaz oğlumu yine evde oturtmadım .Haldun Alagaşta yaz okulu vardı oraya gönderdim. Birşey öğrenmesini / yapmasını beklediğimden değil , evde oturmasın yeter. Servis şoförü ile olan diyaloğu damga vurdu bu yaza. Benim oğlumun deli bir araba merakı var , servis şoförü inanamamış bildiklerine birgün bana ” bu çocuk dehşet birşey benim bilmediğim şeyleri biliyor dedi .
Evet aynen öyle , büyüklerin , servis şoförlerinin , hatta galericilerin bilmediği bazı şeyleri bile biliyor.Bu konuyu belki ileride tek başına ele alıp yazacağım sizlere. Aslında bu takıntılı olması ile alakalı bir durum ama takıntıları da fırsata çevirmeliyiz bence.
Gelelim kardeş meselesine:
Oğluma mayo almak için mağazadayız , yürüyen merdivenlerdeyiz , biranda döndü arkasını ve “” anne neden benim kardeşim yok “” dedi , ben daha o şoku atlatamadan “” ben çok yalnızım biliyor musun anne “” dedi … düşüyordum aşağı zor tutundum . Kalakaldım öylece , birşey diyemedim . “” Ben çok yalnızım anne”” demek ne demek.Ben sadece uyurken onunla ilgilenmiyorum.Gözümü onunla açıp uyuyana kadar onunla ilgileniyorum o bana yalnızım diyor. Senelerdir herkesten duymaktan bıkmışım bu 2.çocuk olayını ama bu defa oğlumdan ve böyle laflar duymak … Neyse ya çocuktur unutur gider dedim .Pek üzerinde durmadım ama …
Devam edecek




